Skip to content

Afrika görecek

Bağış sayacı
Online: 5.104
Genel: 48.541
Toplam: 53.645
Anasayfa

Hemşire Medine Balsak
ImageSudan’a gitmeden önce orası hakkında fikir sahibi değildim. Sadece toprak olarak Türkiye’nin üç katı büyüklüğünde, 35 milyon nüfusa sahip, %90’ı Müslüman olan bir ülke olduğunu bilerek bu yolculuğa başladım. Uçakta etrafımızda siyah insanlardan çok, Avrupalı ve dünyanın farklı kıtalarından gelen insanlar ağırlıktaydı.

Havaalanından çıktığımda karşımda 1950’lerin Türkiye’sini yaşayan bir ülke vardı. Daha uçaktan iner inmez başladı eleştirilerimiz. Hizmet sektörlerini, işletme anlayışlarını her şeyi eleştiriyorduk. Özellikle kontrolden geçen eşyalarımız ve ilaçlar tebeşirle işaretlendikten sonra rehin alındı ve kolilerimizi havalananında bırakarak (gümrük kontrolü için) oradan ayrılmak zorunda kaldık. Bir üçüncü dünya ülkesinde bulunduğumuzu hissettiren bu şeyler aslında biraz ilginç de gelmişti bize. Her ne kadar ilaçlarımızı ve lenslerimizi bir ay sonra döndüğümüzde almayı başarsak da yaşadığımız bu değişik deneyimden hepimiz memnunduk.
İslam ülkeleri arasında İslami yaşamı oldukça iyi muhafaza etmiş sıcak kanlı insanlar Sudanlılar. Fakirliği en üst seviyede yaşayan, buna rağmen hırsızlığın en alt seviyede olduğu bir ülke burası. İnsanları tanımaya ve kaynaşmaya başladığımızda ise aslında bize ne kadar yakın olduklarını, bizimse onlara ne kadar uzak olduğumuzu gördüm. Aynı dini, aynı tarihi paylaşmış ve hatta Arapçalarına yerleşmiş ortak tarihimizin kanıtı olan Türkçe kelimeler, yakınlığımızın en güzel örneği. Burada sokakta gezerken kendinizi yabancı gibi hissetmiyorsunuz. “Türkiye’den geldik” dediğinizde İstanbul ve Ankara’dan başka Bodrum, Diyarbakır, Hatay’ı da iyi biliriz deyip sohbet edenler bile vardı. Ahmet, Muhammet, Fatih, Kevser isminde insanlarla tanışmak da ayrıca güzeldi. Bizim gibiydiler, fakat biz onları tanımakta gecikmiştik; onlarsa bizi tanıyorlardı. “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir.” hadisi şerifi belki de Afrika’ya komşu olan biz Türkleri 4-5 saat ötede pek rahatsız etmiyor. Ama yanımızda götürdüğümüz oyuncaklardan verdiğimiz Sudanlı çocuk, elindeki kuru ekmeği paylaşmak için bize uzatınca, “biz neden daha önce sizin gibi her şeyimizi paylaşmadık” diye kendimize sormadan edemedik. Birleşmiş Milletler’in verdiği darıyı bir yıl boyunca tüketen, hastalıklarla mücadele edecek desteği olmayan ve 100 YTL ile ışığa tekrar “merhaba” diyebilecek 6 milyon insanın varlığını bilmemek de bizim ayıbımız olsa gerek. Aciz olduğumuz kadar da duyarsızlaştığımız dünyamızda, bunları görmeyen kalp gözümüzmüş. Bir aylık sigara paramızı, yeni sezonda çıkmış bir ayakkabı parasını ya da çanta parasını göndermek de yeterli olurmuş. Etrafımıza kalın duvarlar örmüşüz. Yardım etmek için oralara gidemesek de yardım edenlerin eliyle onlara ulaşabiliriz.
 
< Önceki   Sonraki >

Adres

Büyük Karaman cd. Taylasan sk. No:3 Pk. 34230 Fatih / İstanbul

Telefon

+90 212 6312121 (pbx) 
+90 212 6312965-66-67 
+90 212 6313368-69