Skip to content

Afrika görecek

Bağış sayacı
Online: 4.941
Genel: 47.991
Toplam: 52.932
Anasayfa

Op. Dr. Fatih Mehmet Küçük
Image14 Mart akşamüzeri İstanbul’dan havalanırken kafamda birkaç soru olmasına rağmen kalbim rahattı. Galiba bu rahatlığın sebebi de Dr. Metin Bey’in bize daha önce söylediği güvenli bir ev ve uygun bir çalışma ortamı olduğuna dair sözleriydi. Evet, söylediği kadar da vardı; çünkü Sudan’daki eve geldiğimizde gece yarısı olmasına rağmen bir önceki ekip bizi ayakta karşıladı. O gece, oradaki ekibin yanı sıra Sudan’da kalan ve tüm ekiplere yardım eden Fatma, Mehmet, Hamza ile de tanışmıştık.


Sabah, kahvaltı sonrası eski ve yeni ekip birlikte yola koyulduğumuzda konuşulan konu, ne için burada olduğumuz ve kliniğin nasıl bir ortam olduğu idi. Kliniğe ilk girdiğimde Türkiye’deki çoğu klinikten daha iyi düzenlenmiş ve donanım olarak daha iyi olduğunu gördüm. Eski ekip hemen işe koyuldu. İş paylaşımı yapılmış olduğu belliydi ve herkes kendi işini seri bir şekilde yapıyordu. İlk olarak bir önceki günün kontrolleri yapılıyor, daha sonra o gün gelen hastalar muayene ediliyor, sonra da ameliyata uygun olanlar için ameliyat hazırlığına başlanıyordu. Biz ise henüz sistemi bilmediğimizden, bütün bunları dışarıdan seyrediyorduk.
Muayenelerden sonra ameliyathaneye girildi. Sterilizasyona çok dikkat ediliyordu. Doktor arkadaşlar ve hemşire hanımlar programlanmış gibi her biri bir iş yapıyordu ve ameliyathanedeki üç masada birkaç dakika içinde ameliyatlara başlanmıştı. Bizler (yeni ekip) Sudan’daki kataraktlı gözleri ilk kez görüyorduk. Bu vakalar Türkiye’dekilerden daha kötü ve baş edilmeleri de bir o kadar zor görünüyordu. Fakat eski ekipteki doktor arkadaşlar bu vakalara alışmış ve hastaların durumuna uygun yöntemler geliştirmişlerdi. O gün, burada ilk günü olan ben ve diğer doktor arkadaşlarım ve hemşire arkadaşlar için son derece dolu ve hareketli geçmişti. Toplam 36 ameliyat yapılmıştı, aslında bizler sadece seyretmiştik fakat en çok yorulan da bizler olmuştuk. Ertesi gün bütün işler bize kalacaktı, biraz da bunun heyecanı sarmıştı hepimizi. Bir sonraki gün ameliyathanenin işleyişini öğrenip işe koyulduk ve öğleden sonra masalara geçtik. Gerçekten de kornealar kötü, irisler atrofik, lenslerin çoğu anlatılamayacak kadar sertti. Çoğu vakada pseudoeksfoliasyon vardı ve irisler büyümüyordu. Ayrıca hiç beklemediğimiz vakalarda zayıf zonüllerle karşılaşıyor, dializlerin geliştiğini görüyorduk. Kapsülleri utrata yerine bazen ancak makas yardımı ile nükleustan ayırabiliyorduk. Bütün güçlüklere rağmen aletlerimizin yeterli ve kaliteli olması bizlerin işini oldukça kolaylaştırıyordu. Buraya gelen her ekipteki doktor arkadaşlar kendi ameliyat setlerini beraberlerinde getirmişler ve dönerken de hediye olarak gururla burada bırakmışlardı. Bunların yanı sıra orada hazırda var olan ve arada Türkiye’den desteklenen setler de eksiksizdi. Günler geçtikçe ve bizler yaptıklarımızı gördükçe, insanlar ışığı gördüklerini söyleyip bizlere teşekkür ettikçe her gün farklı bir gurur ve hevesle işimize sarılıyorduk. Evet, sabah saat 09.00’dan akşam saat 18.00-19.00’a kadar çalışmak bizi yoruyordu ama yine de her akşam kendi aramızda yaptığımız o güne ait değerlendirmeler bizi mutlu ediyor ve bir sonraki güne daha hevesle hazırlanıyorduk. Günler geçtikçe farklı tip ve yapıdaki gözleri, bekli de bazılarımızın daha önce hiç görmediği kadar değişik katarakt çeşitlerini görmek artık bizi şaşırtmıyordu. Kapak deformitesi olanları, konjonktival değişiklikleri olanları, keratokonusları, travmatik gözleri ve daha nice değişik yapıdaki gözleri ameliyat ediyor ve o insanların ışıkla buluşmalarına vesile olduğumuzu gördükçe çok mutlu oluyorduk. Burada yaşananları sözle anlatmanın ne kadar yetersiz olduğunu oralara gidince siz de anlayacaksınız.
Bir ay sonra artık Sudan’a alışmıştık. İnsanlarına, sıcağına, tozuna ve her şeyden önemlisi kliniğe. Fakat artık dönüş yolu görünmüş ve görevi devralacak yeni ekip gelmişti. Buradaki tüm ekip birbirini o kadar sevmişti ki, kimse ayrılmak istemiyor gibiydi. Herkes bir kez daha gelip bu kıtadaki insanlara yeniden yardım etmek istediğini tekrar tekrar söylüyordu. Kim bilir belki farklı bir yerde yeniden görüşürüz temennileriyle Hartum’dan ayrıldık. Mutlu, huzurlu ve imkanlar elverdiğinde tekrar geleceğimizden emin olarak.    

 

Op. Dr. Fatih Mehmet Küçük   Mersin Devlet Hastanesi

 

 
< Önceki   Sonraki >

Adres

Büyük Karaman cd. Taylasan sk. No:3 Pk. 34230 Fatih / İstanbul

Telefon

+90 212 6312121 (pbx) 
+90 212 6312965-66-67 
+90 212 6313368-69